- Bu yazı, aramızdan ayrılıp ebedi aleme irtihal eden tüm canlarımıza ithaf olunur. -
Bingöl…
Acının, sabrın ve bekleyişin hafızalara kazındığı kadim bir yurt.
Her mezar, yarım kalmış bir masal gibi uzanır toprağın koynunda.
Ve her dağ, bir annenin suskunluğunu örten siyah bir tül gibi durur ufukta…
Rüzgâr bile burada ağıtla eser; geçmişten bugüne, kulağa usulca fısıldar.
Gidenler, yalnız gitmez.
Hasretlerini bırakır geride.
— Tandıra sinen ekmek kokusuna, pencerede bir daha görünmeyecek bir çift göze,
Okula koşan çocukların sakinliğine bilahare top oynamayan sokaklara…
Bingöl’de yalnızca bedenler ölmez.
Hayaller donar, umutlar boynu bükük kalır.
Bir nişan bohçası hiç açılmaz, bir gelinlik çeyiz sandığında sararır.
Babalar, adını bir daha anamayacakları evlatlar için ezan vakti başını önüne eğer ve dua ile konuşur.
Solhan’da bir kardeşin gülüşü eksiktir,
Yayladere’de bir sevdanın türküsü yarım kalmıştır,
Kiğı’da postalanmamış bir mektubun harfleri hâlâ titrer…
Ama toprak…
Hiçbirini yutmamıştır aslında.
Hepsini saklar,
— acıyla, sabırla, şefkatle…
Unutulmazlar, yokluklar unutulmaz biçimde varlığa dönüşür.
Çapakçur/Sağer Dere'si hâlâ akar, suyun başında bekleyen yoktur.
Genç Köprüsü hüzünlüdür şimdi; ayaklar değil, anıların fotoğrafı dolaşır taşlarında.
Çır Şelalesi, eskiden neşe taşırdı çağlayanlarında; şimdi ayrılığın gözyaşlarıyla çağlıyor usul usul.
Sen, şirin memleket Bingöl…
En çok anneler sustu sende.
Annelerin dilinde dökülen ağıt,
dağları yerinden oynatırdı
Ama onlar ağlamadı.
— sabırla, içten içe yanarak sustular…
Hayat sürüyor gibi görünür burada.
Ama her sokak, her köşe, her çay bardağı bir eksiği anlatır.
Bir düğünde gözleri nemlenen ninenin suskunluğu, bir pencereye asılı kalan bakış,
ve ocakta eksilen bir tabak…
Hepsi anlatır, adı anılmayanları.
Ve sen şimdi, bu satırları okurken…
Belki o gidenleri tanımıyorsun.
Ama onlar, bu toprağın kalbine gölge değil, iz bıraktılar.
Bingöl’ün dağlarına, ovalarına, suyuna isim oldular.
Çünkü bazı acılar gözyaşıyla değil, derin bir suskunlukla anlatılır.
Bazı şehirler ağlamaz…
Bingöl gibi.
Dingin. Derin.
Ve yürek yakan.











Yorum Yazın
Facebook Yorum