- Yaşanmış olguların izlenimleri olan çıkarımlarla kurgulanmıştır.-
Bingöl’ün coğrafyasında deneyimlenmiş bir yalnızlık trajedisi:
Açlıkla değil, ilgisizlikle ölen bir insanın vicdana çağrısı…
Suskun sokaklarında duyulmayan bir çığlık:
İlgisizlik ve gösterişe boğulmuş insanlığın ortasında sessiz bir vedaya dair.
"Ama belki bir gün, çocuklar aç kalmazsa, selam yürekten verilirse, ben bu toprağın altında değil; vicdanlarda yaşamaya devam ederim.”
Ben öldüğümde mezarıma gelmeyin…
Ne hüznünüzü getirin ne de timsahtan gözyaşı…
Çünkü bu şehirde gözyaşları samimiyetten değil, kibirden akıyor artık.
Kardeşlik dedikleri bir zamanlar sofrada bölünen ekmekti.
Şimdi o ekmeğin bile fiyatı var; biri birinin kederini, neşesini paylaşmıyor, ne acısını eksiltiyor, ne sevincini çoğaltıyor.
Hısımlık mı? Adı var, kendisi yok.
Kiminin eli cebinde, kiminin vicdanı beton altında kalmış.
Ben açım içeriğe..
Ve bu satırları okuyan her vicdan biraz tok.
Çocuğumun okul çantasına aidiyetlerini koyamadım.
Çünkü o çantaya varlık değil, etkin fiilde esirgeme gerekirdi.
Ama bu şehirde her şeyin fiyatı var artık, çocukların bile.
Mezarımı derin kazsın kazacak eller,
Duanızı da istemem; o dualar ki boğazda düğümlenmiş, kalpten uzak olan.
Adımı bilenlere kanmayın; yaşarken tanımadılar ki, yokluğumda bilsinler?
Bollukta, kalabalık sofralarda sustum…
Yoklukta, tek kişilik yalnızlığımda bağırdım…
Kimse duymadı.
Çünkü herkesin kulakları artık sadece kendi menfaatine açık.
Bu yokluk öldürecekti beni, biliyordum.
Ama ben yoklukla değil, insanların kibriyle öldüm.
Deprem yıkmadı beni, sel sürüklemedi,
Ama gözümün içine bakıp selam vermeyen dostlarımın ilgisizliği parçaladı yüreğimi.
Ben pasif bir intiharın (zamana yayılmış ölüm) sessiz kahramanıyım.
Ne alkış isterim ne ağıt.
Sadece bilin ki, yalan dünyaya hakikati bırakarak gidiyorum:
Bingöl dağları kadar yalnız,
Bingöl balı kadar acıydı bu hayat.
Dün herkes iyiydi, bugün de öyle görünüyor…
Kötü olan bendim belki, ama gerçek bendim.
Ve gerçek, hep biraz can yakar.
Bir gün, çocuklarınız size iyilik nedir? diye sorduğunda.
Mezarıma uğramadan önce açın vicdan kapılarınızı…
Orada beni - iyiliği- bulacaksınız.











Yorum Yazın
Facebook Yorum